ahmetturkan

WELL COME

Ahmet TÜRKAN

DÜZELTİCİ VE ÖNLEYİCİ FAALİYETLER

ahmetturkan Posted by ahmetturkan at 07:31 AM on June 26, 2009

DÜZELTİCİVE ÖNLEYİCİ FAALİYETLER, ÖZEL HAYATIMIZDAKİ YERİ

Düzeltici ve Önleyici Faaliyet : ISO eğitimlerialanlar ve uygulanan firmalarda çalışanlar ve yöneticileri  bilirler, Kalite Yönetim Sistemi kapsamındafirmada uygulanmakta olan bütün süreç ve faaliyetlerde ortaya çıkanuygunsuzlukların tekrarını önlemek, uygunsuzluğa neden olan kaynakların tespitedilerek alınacak faaliyetleri planlamak, takip ve talep etmek, alınanfaaliyetlerin izlenmesi ve sonuçlarının takip edilmesi için ilgili yöntem,sorumluluk ve yetkileri tanımlamaktır.[1]Bu bağlamda bazı terimleri açıklamakta yarar vardır.

UYGUNSUZLUK  : Kuruluş müşterileri ve diğer ilgilitaraflar için dikkate alınan ihtiyaç ve beklentilerin yerinegetirilememesidir.  Firmada uygulanmakta olan ISO 9001:2000 Kalite YönetimSistemi standart elemanlarının uygulanması ve Kalite Yönetim Sistemi ile ilgilikayıtların tutulması sırasında tespit edilen aksaklıklar da bireruygunsuzluktur.[2]

DÜZELTİCİ FAALİYET :  Çeşitli bilgi kaynakları ile tesbit edilenuygunsuzluğun, sebebini ya da istenmeyen diğer durumları yok edebilmek için,yapılan faaliyet ya da faaliyetlerdir. Düzeltici faaliyet, uygunsuzluğuntekrarını önlemek için başlatılır.[3]

ÖNLEYİCİ FAALİYET :  Firma bünyesinde uygulanmakta olanfaaliyetlerde oluşabilecek potansiyel uygunsuzlukların önlenmesi için,başlatılan faaliyet yada faaliyetlerdir.[4]

İYİLEŞTİRİCİ GELİŞTİRİCİ FAALİYET :  Firma bünyesinde uygulanmakta olanfaaliyetlerin, proseslerin, ürün performansının ve Kalite Yönetim Sistemisüreçlerinin iyileştirilmesi, ürün kalitesinin yükseltilmesi ve süreçperformansının  arttırılması için alınacak faaliyet yada faaliyetlerdir. İyileştirici-geliştiricifaaliyet, yürütülmekte olan bir faaliyetin daha iyi yapılabilmesi için açılır;iyileştirici-geliştirici faaliyet açılması için, bir uygunsuzluk olmasıgerekmez.[5]

Burada amacımız insanlara firmalarda uygulanansistemler hakkında bilgi vermek değildir. Firmalarında Kaliteye ve Müşteriyedeğer veren yöneticiler bu eğitimleri alıyorlar ve uyguluyorlar. Bazı firmalaryılda 2 bazıları ise yılda 1 kez dış veya dış denetimle uygulamaları gözdengeçiriyorlar.

Amacımız; hayatımızda bu faaliyetleri nasılyapıyoruz veya yapmalıyız. Hayat kalitemizi nasıl yükseltmeliyiz. Bizim içintamamı müşteri olan aile çevremiz, akrabalarımız, komşularımız, içindeyaşadığımız şehir, ülke ve hatta dünyaya karşı nasıl olumlu davranışlardabulunabiliriz. Devlete karşı vatandaşlık görevlerimizi nasıl hatasız yerinegetirebiliriz.

Aslında yaratılışımızın gayesi, ahretin tarlası olanimtihanımızı nasıl eksiksiz verebilirizi anlamaktır. Bu konuya biraz anlamkatmak ve kurumsal kültür ile manevi değerlerimizi oluşturan İslami kimlikarasında nasıl bir bağlantı kurabiliriz ki, yaptıklarımız yapacaklarımızınteminatı olsun.

Şimdi sondan başa doğru bir irdeleme yapalım.İyileştirici Geliştirici Faaliyet : İnsanlığın gelişmeye ve ilerlemeye ihtiyacıvardır. İnsanlığın başlangıcından bu yana süregelen gelişmeler ve ilerlemelerbunu ispat etmektedir. Öğrendiğimiz her şeyin üzerine bizler de bir şeyler koyabilmeliyiz.Dolayısı ile öğrenmeyi sürdürmeliyiz. Bunu yaparken sadece kendimize değiletrafımıza da aynı öğretmeyi uygulamalıyız ki verim artsın.

Düzeltici ve Önleyici Faaliyet: Burada iş birazdetaylanmaktadır. Bu konu iki yönlü algılamalı ve ona göre değerlendirmelidir.Birincisi sosyal olarak kendimize ve etrafımıza karşı olan sorumluluk, İkincisimensup olduğumuz İslam dininin emirleridir. Aslında her iki konunun ortak yönüinsanlık için kullanılmasıdır. Buna,emr-i bil-maruf nehy-i ani’l-münker denilmektedir. Yani, iyiliği emretmek,kötülükten sakındırmak. Buna duyarsız kalınamaz.  Kalınmamalıdır.

Bunu  Rabbimiz Yüce Kitabımız Kur’anda şöyleaçıklıyor. " İçinizden, insanları hayra çağıracak iyiliği emredipkötülükten alıkoyacak bir topluluk bulunsun..."(Al-i İmran Sûresi,104) Kendini sorumlu hisseden, bir şeylerin farkında olan,mesuliyet duyguları körelmemiş insanların bu çağrıya kulak vermeleri üzerlerinevazifedir.

Yukarıda ilk maddede belirttiğimiz uygunsuzluklarınortaya çıkması beklenmemelidir. Uygunsuzluklar topluma ve insanların şahsihayatlarına zarar vermektedir. İslam dini bu meseleye tüm zamanları kapsayacakderinlikte ve anlamda yaklaşarak emirler ve yasaklar koymakta veuygunsuzlukların meydana gelmesine müsaade etmemektedir. Haram ve helallerböyle algılanmalı ve sorumluluk bilici ile bizden istenenler öğrenilmeli, doğruanlaşılmalı ve uygulanmalıdır.

Uygunsuzluk ortaya çıkması durumunda ise tevbe kapısı açıktır. Tevbe;dönmek, pişman olmak demektir. Yani, İslam dininin emir ve hükümleri dahilinde,haram ve yasak olan şeyleri terkedip, helâl ve mübah olan şeyleri yapmakdemektir. Kulun işlediği günahlardan dönerek tevbe etmesi ve  Allah-u Zülcelal tarafından af ve mağfiret edilmesi, dil ile kalbin birliktepişmanlık duyarak tevbe etmesine bağlıdır.

 Sadece diliyle tevbe edip, kalbinde günahına devam etme yönünde birmeyil olursa bu tevbe yalancıların tevbesi olur ki Allah-u Zülcelal'in bu şekildeyapılan tevbeleri kabul etmesi mümkün değildir.

Tevbe hem dil ile hem de kalp ile yapıldığı zaman ve bunun yanında dahaönceden yapılmış günahlara düşmemeye azmedilmesi, tevbe eden kişinin tevbesininkabul olunmasının en büyük alametlerindendir. Çünkü Allah-u Zülcelal ayet-ikerimede şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler! Hepiniztoptan Allah'a tevbe ediniz, umulur ki kurtuluşa erersiniz." (Nur; 31)

Diğer bir ayet-i kerimede de şöyle buyrulmuştur: "O (Allah) kullarınıntevbesini kabul eden, kötü hareketlerini bağışlayandır." (Şûra; 25)

Allah-u Zülcelal, günahkar kulunun tevbesini kabul etmekten öte bundanmemnun olur, sevinç duyar. Allah-u Zülcelal'in tevbe edenler için sevinmesi,çölde yiyeceğini ve bineğini kaybeden kimsenin onları bulmasından ötürü sevinmesindendaha büyüktür. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir hadis-işerifte şöyle buyurmuştur: "Allah-u Zülcelal gündüz günah işleyenlere tevbe etmeleri için gecekudret elini uzatır. Gece günah işleyenlere, tevbe etmeleri için gündüz kudretelini uzatır. Bu durum güneş batıdan doğuncaya kadar, devam eder."  (Müslim,Tevbe:31)

Diğer bir hadis-i şerifte ise şöyle buyurmuştur; "Göklere kadaryükselen günah işleseniz de sonra pişman olsanız, Allah-u Zülcelal tevbenizikabul eder." (Tirmizi: 3540)

Bütün bu zikrettiğimiz ayet ve hadislerden de anlaşılmaktadır ki tevbefarzdır. Her ne olursa olsun, şüphesiz Allah-u   Zülcelaltevbeleri kabul edendir. Tevbesiz ölmek, imansız gitmeye sebep olabilir. Hz. Ali radıyallahu anh şöyle buyurmuştur:  "Tevbe etmek farzdır.Fakat tevbeyi gerektiren şeyleri terk etmek ondan önce farzdır."[6]

İnsanoğlu kendi kusurunu görmeli ve tevbe etmelidiryani uygunsuzluktan kurtulmalıdır. Uygunsuzluklar içinde bulunan diğerinsanlara ise güzelce nasihat etmelidir. Ancak bu anlayışla toplum huzur bulur,iç ve dış barış sağlanabilir.

 

Ahmet TÜRKAN

ahmetturkan@gmail.com

 

[1] http://www.kaliteofisi.com/makale2/activenews_view.asp?articleID=76

[2] Makale devamı.

[3] Makale devamı.

[4] Makale devamı.

[5] Makale devamı.

[6]http://www.tevbekapisi.com/yazi_ayrinti.php?yazi_no=508

 


Categories: islam, ekonomi, hayat

Post a Comment

Already a member? Sign In

0 Comments

Welcome

Recent Videos

Recent Photos